E-Belediye | Mayıs-Haziran 2022 | Sayı: 99

www.dogayay n.com SÖYLEŞİ “XYLEMTÜRKİYE’DE HEDEF 5YILDA 5 KAT BÜYÜMEK” MAKALE SELVE TAŞKINLAMÜCADELEDE YAPILMASI GEREKENLER SÖYLEŞİ LAGEDO, LASTİK GERİ DÖNÜŞÜMÜNE FARKLI BİR BOYUT GETİRİYOR İKİ AYDA BİR YAYINLANIR • MAYIS-HAZİRAN 2022 • YIL: 15 • SAYI : 99 • 25 TL • ISSN 1306-5343 • www.ebeled ye. nfo Türk ye ç n KURAKLIK Alarmı! el-

JUMO‘ya hoşgeldiniz. JUMO Ölçü Sistemleri ve Otomasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. Burhan Sok. No: 1 Şerifali Mah. 34775 Ümraniye - İstanbul Tel: (216) 645 52 00 Faks: (216) 645 52 01 e-mail: info.tr€jumo.net www.jumo.com.tr Endüstri 4.0 Yolunda: Sıvı analizinde kullanılan dijital sensörler için akıllı, bus-protokolü uyumlu bağlantı sistemi – JUMO digiLine  Çeşitli uygulama seçenekleri sağlayan modüler sistem: tekli ölçüm noktasından 62 sensörlü geniş sensör ağına  Minimum kablolama ihtiyacı sonucu kurulum maliyetinde tasarruf.  Dijital veri aktarımı ile güvenilir proses izleme  Bağlı sensörlerin otomatik olarak tanınmasıyla (Tak-Çalıştır) kısalan devreye alma ve bakım süreleri  Elektronik parçaların yeniden kullanılabilirliği sonucu maliyet azalması (sadece sensör değiştirilir)  JUMO DSM (Dijital Sensör Yönetimi) ile sensör verilerinin kolay yönetimi  Ücretsiz JUMO Device App ile proses verilerinin mobil olarak izlenebilmesi

haberler “XylemTürkiye’de Hedef 5Yılda 5 Kat Büyümek” 34 32 makale dosya Türkiye için KURAKLIK Alarmı! çevre sayfaları söyleşi LAGEDO, Lastik Geri Dönüşümüne Farklı Bir Boyut Getiriyor Sel ve Taşkınla Mücadelede Yapılması Gerekenler Örnek Olay Çalışması: The University of the West of England (UWE Bristol) 04 22 26 20 30 söyleşi uygulama www.ebeled ye. nfo Sah b Asr n Bakır Gerçek asr nbak r@dogayay n.com Sorumlu Yazı İşler Müdürü Oya Bakır oyabak r@dogayay n.com Genel Yayın Yönetmen Gökçen Parlar Ünal gokcenparlar@dogayay n.com D j tal Teknoloj ler Danışmanı Cenk Gerçek cenkgerçek@dogayay n.com Reklam Grup Başkanı Asr n Bakır Gerçek asr nbak r@dogayay n.com Graf k El f Cankan Abone ve Okur Sorumlusu D ler Sunay abone@dogayay n.com Ulaştırma ve Dağıtım Yavuz Erdoğan Baskı ve C lt: ŞAN OFSET MATBAACILIK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Adres: Ham d ye Mah. Anadolu Cad. No: 50 Kağıthane/İstanbul Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan: Doğa Yayıncılık ve İlet ş m H z. San. ve T c. Ltd. Şt . Yönet m Yer : Al Nazım Sokak No: 30 Koşuyolu 34718 Kadıköy/İST Tel: (216) 327 80 10 Pbx. Faks: (216) 327 79 25 Internet: www.dogayay n.com E-posta: nfo@dogayay n.com F yatı: 25 TL. Yıllık Abone: 125 TL. © 2022 Doğa Yayıncılık Ltd. Şt . ISSN: 1306-5343 2 ayda b r yayımlanır. Tüm Türk ye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel sürel yayındır. Yerel Yönet mlerde Yen Yaklaşımlar, H zmetler ve Ürünler Derg s Mayıs/Haziran 2022 Yıl 15 • Sayı 99 içindekiler 6 32 16

Kuruyan Bir Marmara Gölü, Geleceğimiz Ölü! editör Doğayı, yanlış anlaşılmış bir “modernizm”e kurban ettik, ediyoruz. “Yeşili koruyalım”, “ağaç katliamına son verelim”, “denizlerimizi, göllerimizi, nehirlerimizi pislikten ya da kurumaktan kurtaralım” gibi son derece bilinçli ve vicdani söylemlerin içi boşaltıldı, maalesef. Zira her şey sadece söylemde kalıyor. Ama şunu unutmamamız gerekir: “Gelecek” denilen uçsuz bucaksız denizin daha temiz ve daha dingin olması 3+1 bir daireye değil, şu an pek hor kullandığımız doğaya bağlı. Bir örnek var karşımızda, Marmara Gölü. Manisa sınırları içerisindeki Marmara Gölü, “barındırdığı biyolojik ve kültürel değerleriyle ender bulunan sulak alanlardan biri” olarak kayıtlara geçmiş durumda. Gölün son durumu hakkında paylaşılan bilgi şu şekilde: “2017 yılında Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescillenen Marmara Gölü, Ramsar Sözleşmesi kapsamında hazırlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği hükümlerine göre mutlak koruma altında olması gereken bir sulak alan ekosistemi. Göl, kuşlar açısından önemli bir konaklama, beslenme ve üreme alanı. Türkiye’deki 184 Önemli Kuş Alanı ve 305 Önemli Doğa Alanı arasında yer alıyor. Geçtiğimiz yıllara kadar kış aylarında gölde yaklaşık 65 bin su kuşu görülmekteydi. Nesli tehlike altına girmeye yakın olan tepeli pelikan Pelecanus Crispus türünün dünya nüfusunun yüzde 9’u kış aylarında Marmara Gölü’nde beslenmekte ve kışı burada geçirmekteydi. Alana Önemli Doğa Alanı statüsünü kazandıran, göle ve Türkiye’ye endemik balık türleri için de yaşam alanıydı. Yanlış planlama ve uygulamalar sebebiyle, göl yüzey alanının yüzde 98,18’lik bir kısmı yok oldu”. Son cümleyi tekrar ve tekrar okuyun, lütfen. Rica ederim, bir çırpıda çıkmasın ağızlarımızdan. Alışmayalım buna. Oturup bir düşünelim. Ve harekete geçelim. Göllerinden ormanlarına, nehirlerinden tarihi yapılarına kadar ülkenin değerlerinin yok olmaması için uğraşan insanlar hala var, çok şükür. Onların dertleriyle hemhal olalım ve omuz verelim. Ancak o zaman gelecek, bizim için korkutucu bir deniz olmaktan çıkar. B z de Tak pç s Olalım Doğa Derneğ , yasal düzenlemelere aykırı uygulamaları neden yle Marmara Gölü’nün kurumasına yol açan Tarım ve Orman Bakanlığı hakkında Ombudsman’a (Kamu Denetç l ğ Kurumu) başvuruda bulundu. Söz konusu başvuru, daren n doğa ve nsan haklarına aykırı tutum ve davranışlarını sonlandırarak, Marmara Gölü’nün yasal mevzuata uygun b r şek lde korunmasını sağlamasını ve gölün esk hal ne dönmes ç n gölü besleyen kanallardan su ver lmes n kapsıyor. Fat h Önder 3 Mayıs/Haziran 2022 • e-Belediye

haberler İBB’den Akaryakıt Fedakarlığı Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği’nin (UITP) her sene düzenlediği Toplu Taşıma Konferansı, bu yıl “Avrasya Bölgesinde Pandemi Sonrası Mali, İşletme ve İş Sürekliliği” teması ile İstanbul’da düzenlendi. Burada konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel SekreterYardımcısı Dr. Buğra Gökçe, İstanbul’daki toplu taşıma ve ulaşımın geleceğiyle ilgili bilgilendirmelerdebulundu. “Başarımızın Eş Benzer Yok” Merkezi hükümetin pandemi döneminde diğer hükümetlerden farklı olarak toplu ulaşım sübvansiyonu yapmadığını ve belediyelerin son dönemde artan akaryakıt fiyatlarından kaynaklı yükü, halka aktarmamak için mali kısıtlara rağmen çok büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirten Gökçe, ‘İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı’nda 9 hedefleri olduğunun altını çizdi. 1885 yılında kurulan, 1900’den fazla üyeye sahip 100’den fazla ülkenin mensubu olduğu Uluslararası TopluTaşıma Konferansı’nda konuşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel SekreterYardımcısı Dr. BuğraGökçe şudeğerlendirmede bulundu: “Tüm dünyada salgın döneminde merkezi otoriteler topluulaşımoperatörlerini sübvanse ederek ayakta tuttu. İstanbul’da ise İBB, bu sübvansiyonu öz kaynakları ile sağladı. “Portek z Nüfusu Kadar İnsan Toplu Taşıma Kullanıyor” İstanbul, toplu taşıma konusunda hayata geçirdiğimiz ve üzerinde çalıştığımız, geleceğe yön verecek uygulamalarla dünyada referans olarak görülüyor. İstanbul’da toplu ulaşımın yüzde 57’si kara yolu, yüzde 40’ı raylı sistem, yüzde 3’ü deniz yolu ulaşımı ile sağlanıyor. Toplam günlük yolculuk sayısı yaklaşık 12 milyon. İstanbul ve belediyelerimizin başarısının eşi benzeri yok. Her gün Portekiz nüfusu kadar insan İstanbul’da toplu taşıma kullanıyor. Raylı sistemlerle günlük yolculuk sayısı ise 3milyonu yani Atina nüfusunu geçiyor. Bu ölçeğin yarattığı avantajla 21’inci yüzyılda örnek alınacak devrimin eşiğindeyiz. Bu kadar çok insanın katıldığı, talepte bulunduğu ve çözüm bulunması gereken bir deney yok. Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte toplu taşımada ürettiğimiz yöntemler yepyeni bir dönemin habercisi. İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu, ‘Raylı Sistemlerde Büyük Hamle’ vizyonunda İstanbul’un ulaşım sorununa yeni bir anlayış ve çözüm getirdi. İBB olarak hedefimiz, raylı sistemleri İstanbul’da ulaşımınomurgası haline getirmek.Yeni raylı sistem yatırımlarımız ve bütçemizden ödemesini yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndandevralacağımız hatlarla kentimizde raylı sistemlerde yolculuk sayısı günde 6 milyona ulaşacak. Ayrıca, otobüs, metrobüs gibi lastik tekerlekli taşıma araçları ve deniz ulaşımını, raylı sistemleri tamamlayacak şekilde planlıyor ve geliştiriyoruz. ‘İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı’nı bu vizyonla hazırladık. Bu Plan, sadece Türkiye’de bir ilk olmakla kalmıyor; dünyada da nüfusu 16milyonugeçenmega bir kentte yapılan ilk Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı. Planın 9 ana hedefi var: • Erişilebilir, ödenebilir, entegre ve kapsayıcı • Çevresel olarak sürdürülebilir • Ekonomik olarak sürdürülebilir ve dayanıklı • Güvenliği artırılmış • Trafik sıkışıklığını ve otomobil bağımlılığını azaltan • Toplu ulaşımı teşvik eden • Yürüyüş ve bisiklet gibi aktif türleri teşvik eden • Kompakt ve çok merkezli gelişmeyi destekleyen • Verimli bir kentsel lojistik sistemine sahip olan ulaşım sistemi. Sıfır Salım İstanbul, giderek derinleşen iklim krizinden en çok etkilenecek şehirler arasında yer alıyor. Bu da iklimdeğişikliğinden kaynaklı aşırı hava olayları, sel, kuraklık, deniz seviyesindeki yükselme, yağış rejimindeki değişiklikler gibi olası risklerle karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor. Kentimizin geleceğine dönük planlamayı, birbirleriyle ilişki içindeki sistemlerin iklimdeğişikliğinin etkileriyle baş edebilme ve değişen iklime uyumkapasiteleri doğrultusunda yapmak, bu sistemlerin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. 2040YılındaYüzde 47 Raylı SistemKullanımı Hedefi İklime bağlı tedbirlerin alınması için toplu ulaşım alanında da büyük hedeflerimiz var. İBB İklimDeğişikliği EylemPlanı çerçevesinde raylı sistem ağının genişletilmesiyle 2040 yılında raylı sistem kullanım oranının yüzde 47’ye çıkarılmasını hedefliyoruz. Üstüne, otobüs ve metrobüslerin hibrit ve nihayetinde elektrikli araçlara dönüştürülmesi ile 2040’ta karbon emisyonlarının %60 azaltılması, 2050’de ise topluulaşımda 0 salınımhedefleniyor. İstanbul’da toplu ulaşımın geleceğine dair hedeflerimizi belirlemedenönce, alanda uzman akademisyenler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla Sürdürülebilir Ulaşım Kongresi ile Lastik Tekerlekli Ulaşım Çalıştayı’nı düzenledik. 844 K lometrel k Raylı Ağ Bu iki buluşmada aldığımız kararları şöyle sıralayabilirim; • Öncelikle; İstanbul’da ilk etapta ihtiyaç duyulan 5.000 taksinin en az 500 adedi engelli erişimine uygun olacak. • Minibüsler ve taksi dolmuşlar İstanbulkart entegrasyonuna dahil edilerek planlama süreçlerimiz etkin ve verimli hale getirilecek. Ayrıca vatandaşlarımız elektronik biletle kesintisiz yolculuk yapabilecek. • Minibüs güzergahları otobüs vemetrobüs ve raylı sistemhatlarını besleyecek şekilde revize edilecek. • İstanbul bir deniz kenti olmasına rağmen, deniz yolu ulaşımının toplu ulaşım içindeki payı düşük. Bunu artırmak için; e-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 4

haberler karayolu ulaşım türleri ve raylı sistemler ile entegre yeni toplu ulaşım ve arabalı feribot hatları ile ekonomik ve hızlı yeni deniz araçları sisteme dahil edilecek. • Raylı sistem projelerini yeniden ele aldık; güzergah analizlerini elden geçirdik ve İstanbul’unuzun vadeli raylı sistemplanlarını güncelledik. Bu kapsamda hedefimiz; 2029’da 651,4 kmraylı sistemhattına ulaşmak. Daha uzun vadede ise şehrin ihtiyacı olan 844,5 km’lik raylı sistem ağı kurmayı planlıyoruz. • Dünyada bugün, aynı anda en çokmetro inşaatının devam ettiği şehir İstanbul. • Kentimizde 8metro, 1 füniküler, 1 tramvay olmak üzere inşaatı devam eden 10 raylı sistem İBB olarak bizimsorumluluğumuzdadır. Yapımı devam eden bu 10 hattın 2025’te tamamlanmasını ve İstanbul’un raylı sistemuzunluğunun 470 km’ye ulaşmasını hedefliyoruz. Biz buna ‘Metroda Büyük Atılım’diyoruz. • Bütünulaşımaraçlarınınbirbiriyle entegre bir şekilde çalışması hedefimiz doğrultusunda, raylı sistemleri kıyıya ulaştırarak İstanbul’un iki yakasını birbirine bağlayacak füniküler yatırımlarını önemsiyoruz. • F4 Rumeli Hisarüstü-Aşiyan Füniküler Hattı bunlardan ilki. Bu yıl hizmete girecek ve Şehir Hatları’nınAşiyan İskelesi ile entegre olacak. Buradanda Boğaz’ınAnadolu kıyısına deniz seferleri düzenlenecek. • Bunu, İstinye-Maslak Füniküler Hattı takip edecek. Güzel bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum: İstanbul, UITP’nin iki yılda bir gerçekleştirdiği, dünya çapında 3500 zirve katılımcısı ve yaklaşık 15.000 fuar ziyaretçisine ev sahipliği yapan UITP Zirvesi etkinliğine geçtiğimiz aylarda aday oldu. 2025 ve 2027 UITP Zirvesi için, Cenevre, Viyana ve Hamburg ile birlikte finale kalan 4 kenttenbiriyiz. İstanbul, sadeceTürkiye’de değil, bölgesinde de toplu ulaşımda lider konumdadır. Hem yaptıklarımız hem de İstanbul’un toplu ulaşımdaki gelişim alanı düşünüldüğünde, bu zirveye ev sahipliği için İstanbul’un en doğru aday olduğuna inanıyoruz. Kıtaları birleştiren İstanbul’da bugün dünya toplu ulaşım otoritelerini ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Sizleri 2025 ve 2027 UITP Zirvesi’nde de kentimizde misafir etmekten memnuniyet duyacağız.” İGDAŞ Çalışanları “Temiz Bir Çevre İçin El Ele” Dedi İGDAŞ çalışanları ve aileleri, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü nedeniyle Sultangazi Kent Ormanı’nda, “Temiz Bir Çevre için El Ele” sloganıylabir araya geldi. İGDAŞ Genel Müdürü Dr. Mithat Bülent Özmen’in de katıldığı etkinlikte çevre temizliği gerçekleştirildi. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün önemine dikkat çeken Özmen, “İçinde yaşadığımız tek bir dünya var, bununne anlama geldiğini ve değerini biliyoruz”dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamaoğlu’nungöreve gelmesiylebirliktebirçok sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren İGDAŞ, “5 Haziran Dünya ÇevreGünü”içindüzenlediği etkinlikle dikkat çekti. Temiz bir çevre farkındalığı amacıyla biraraya gelen yüzlerce İGDAŞ çalışanı ve ailesi çevre temizliği yaptı. Etkinlik sonrası çalışanlarla sohbet eden Dr. Mithat Bülent Özmen, 5HaziranDünya Çevre Günü’nün önemini vurgulayarak, “Bugün buraya gelirken çalışanlarımızın, ailelerimizin ve çocuklarımızın belleğinde, 5 Haziran Çevre Günü’ne ilişkin bir izbırakmak istedik.Evrende milyarlarca galaksi ve gezegen var ama aslında tek bir Dünya var. Güzel bir dünyada yaşamak ve çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmak için farkındalık yaratmak istedik. Temiz bir çevrenin güzelliğini, kaynaşmayı, birliktelik duygusunu yaşamayı amaçladık”dedi. “Yaklaşık 700 Ton Atık Topladık” İGDAŞ’ın doğaya olan duyarlılığını rakamlarla açıklayan Genel Müdür Özmen, “Sadece 2021 yılında 65 ton ambalaj atığı, 600 ton tehlikeli ve tehlikesiz atık topladık. Bu atıklar yasal mevzuata uygun şekilde işlem gördü. Bunu yaparak yaklaşık 500 ağacı kesilmekten kurtardım. 750 tonun üzerinde su tasarrufu ve yaklaşık 90 ton petrol türevleri tasarrufu sağladık” ifadelerini kullandı. 36 yıllık köklü bir geçmişi olan çok değerli bir kurumda çalıştıklarını söyleyenÖzmen, sözlerini şöyle sürdürdü:“İGDAŞ’ın çok yüksek bir itibarı var, çok kıymetli bir iş yapıyoruz. Evlere güvenli ve sürdürülebilir doğal gazı götürüyoruz. Ancak sadece bununla yetinmemeliyiz, yetinmiyoruz. İGDAŞ’ın isminin çevreyle ve doğayla daha çok anılmasını önemsiyoruz. İGDAŞ yerel bir kuruluş değil, Türkiye ile sınırlı bir kuruluş değil. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük doğal gaz dağıtım şirketi ve dünyanın en büyük 4’ünden biri. “Toplumsal Faydası Yüksek Sosyal Projeler Hayata Geç r yoruz” Böylebir kurumun faaliyetleri sadecedoğal gaz dağıtmakla sınırlı olmasın istiyoruz. Kimliği ve anlayışı itibariyle toplumsal faydası yüksek işler de yapmayı çok gerekli ve değerli buluyoruz. Biz bu yüzden örneğin mesleki ve teknik lise öğrencilerimize yönelik iş başı eğitimleri başlattık. Mesleki donanımlarını ve teknik yetkinliklerini artırmaları için İGDAŞ’ın kapılarını bu çocuklarımıza açtık.Yineörneğinormana terkedilmiş can dostları için projeler ürettik. O canlara bir kez dokunup bırakmadık, onların her zaman yanında olduk. Kışın mama ve barınma sorunlarının çözümüne katkı yaptık. Barınaklar yaptık kara kışta yanlarında olduk. Yazın da mama ve su desteği sağlıyoruz. Bu amaçla çok yakın zamanda budefa yaşamalanlarına su tankları yerleştirdik. Böylece kavurucu sıcaklarda susuz kalmamalarına yardımcı olduk. Amacımız sadece 16 milyon İstanbulluya değil,kenti paylaştığımız tüm canlılara, doğasına dokunmak. Bu amacımıza hizmet edecek projelerimiz adım adımhayata geçirmeye devam edeceğiz. Bugün yaptığımız çevre temizliği etkinliğimizle yarınlarımıza güzel bir dünya bırakmak içinbir farkındalık yaratmak istedik. Burada olan tümarkadaşlarım çok kıymetli bir iş yapıyor. Bu sorumluluk duygusuyla buraya geldiniz, hepinize çok teşekkür ediyorum.” e-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 6

haberler BodrumBelediyesi’nden İklimKrizi İle Mücadelede Uluslararası Adım Siemens, 175 Yıllık Tarihinin En Büyük Siparişini Mısır’dan Aldı Komisyonu tarafından yürürlüğe konan ve sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen Başkanlar Sözleşmesi’ne (Compact Of Mayors) imza atmıştık. Daha sonra Avrupa Birliği Komisyonu’nun 100 İklimNötr veAkıllı Şehirler Misyonu çağrısına katılım sağladık. Bu adımları atarken Bodrum Kent Konseyi gibi kentteki diğer paydaşlarımızla birlikte küresel iklim değişikliği ile mücadele etmek için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışma devam edeceğiz” dedi. “Çocuklarımıza güvenli ve sağlıklı bir gelecek, temiz ve sürdürülebilir bir çevre bırakmak için sorumluluklarımız var.” diyen Başkan Aras, “Nihai hedefimiz, Bodrum’un daha yaşanabilir, temiz ve çevreye duyarlı bir kent olmasıdır.” ifadelerini kullandı. Katılımcı belediyeler önümüzdeki günlerde AB Misyonu İklim Değişikliğine Uyum Forumu’nda Misyon Sözleşmesi’ne imza atacaklar. Türkiye’de, Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi’ne imza atan 23. belediye Bodrum Belediyesi oldu. Aynı zamanda bu, Muğla özelinde bakıldığında bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bu bağlamda BodrumBelediyesi, iklimkrizine yönelik çalışmaları kapsamında Avrupa düzeyinde adım atmış oldu. Avrupa Komisyonu, AvrupaYeşil Anlaşması’nı ve AB İklimUyumStratejisi’ni destekleyecek olan AB İklim Değişikliğine Uyum misyonuna katılacak ilk 118 bölge ve yerel yönetimi önceki gün açıkladı. Türkiye’den İzmir ve İzmit Belediyesi ile Bodrum Belediyesi, İklim Değişikliğine Uyum ve Toplumsal Değişimine dahil oldu. Nötr-İklim & Akıllı Şehirler, Okyanus ve Su Kaynaklarının Islah Edilmesi, Sağlıklı Topraklar, KanserleMücadele ile İklimDeğişikliğine Uyum ve Toplumsal Değişimi AB Misyonları ile küresel hede ere odaklanmış durumda. 18 AB üye devletlerinden 118 AB bölgesi ve yerel yönetimleri, Avrupa Birliği Horizon Projesi ile ilişkili ülkelerden 6 bölge ve yerel yönetimler, sözleşmeye ilk imza atacak olan katılımcılar oldu. İklim Değişikliğine Uyum ve Toplumsal Değişimine dahil olan katılımcılara; 2023’ün başlarında faaliyete geçecek olan Misyon Platformundan tavsiye ve rehberlik desteği sağlanacak. Ayrıca, yenilikçi uyum çözümleri için test ortamları yaratılarak katılımcılara destek sağlanacak. Bu misyonun amacı ise en az 150 Avrupa Alman sanayi grubu Siemens, diğer ticari faaliyetlerinin yanı sıra yüksek hızlı trenler için Mısır’dan 8.1 milyar Euro hacminde bir sipariş aldı. Münih merkezli şirket 28 Mayıs’ta iki proje ortağıyla birlikte bir yüksek hızlı demiryolu ağının inşası için bir sözleşme imzaladığını duyurdu. Sözleşmeye göre, Siemens’in siparişi 8,1 milyar Euro (8,7 milyar dolar) değerinde. Buna, geçen yıl üzerinde anlaşmaya varıbölgesini ve yerel yönetimleri iklim dirençliliği hususunda 2030 yılına kadar desteklemek, iklim değişikliğine uyum hususunda bir topluluk oluşturmak, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ve İklim Uyum Stratejisi’nin hayata geçirilmesine destek sağlamak olarak açıklandı. Çevre odaklı, çağdaş bir belediyecilik ve sürdürebilir bir Bodrum hedefi için önemli bir adım daha atıldığını belirten Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, ülkemizden sadece İzmir ve İzmit Belediyesi ile birlikte Bodrum Belediyesi’nin bumisyona dahil edilmesinin iklim değişikliği ile mücadele kapsamında yaptıkları çalışmaların bir ürünü olduğuna dikkat çekti. Başkan Aras, “Yağış döngülerinin değişmesi, sıcaklıkların yükselmesi, doğal afetlerin sıklığının küresel ısınmanıngetirdiği olumsuzluklar olduğu artık dünya kamuoyunca bilinen bir gerçek. Bodrum Belediyesi olarak, Avrupa lan ilk hat bedeli 2,7 milyar € dahil. Siemens, bunu şirketin 175 yıllık tarihindeki en büyük sipariş olarak nitelendirdi. Plan, 2 bin kilometrelik yüksek hızlı bir ağın inşasını içeriyor. Siemens Mobility, 41 yüksek hızlı tren, 94 bölgesel tren ve 41 yük lokomotifi tedarik edecek. Sözleşme ayrıca demiryolu altyapısı, sekiz depo, yük istasyonu ve 15 yıllık bir bakım sözleşmesini de içeriyor. 7 Mayıs/Haziran 2022 • e-Belediye

haberler Estap Kabinetler En Zorlu Şartlar Altında Bile Üstün Koruma Sağlıyor 1989 yılından beri Türkiye’de faaliyet gösteren Estap, ürettiği kabinetlerle her türlü dış ve iç ortam alanlarındaki uygulamaları kolaylaştırmaya devam ediyor. Guardline serisi outdoor kabinetlerinin sağlamvedayanıklı yapısıyla hava şartlarının yıpratıcılığına, radyasyona ve depreme karşı muazzam bir koruma sunan Estap, sektördeki önemini bir kez daha kanıtlıyor. Estap, ürün çeşitliliğiyle sektör temsilcilerinin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Guardline Serisi’ndeki outdoor kabinetler ile dikkatleri üzerine çeken Estap, bu kabinetlerin özellikleri sayesinde zor koşullarda da kusursuz bir performans sağlıyor. Neme, toza, korozyon riskine, darbelere, rüzgara ve kar gibi zorlu hava koşullarına maksimum direnç gösterebilen outdoor kabinetler, dış ortam uygulamalarınızı kötü koşullara rağmen zamanında yapmanıza yardımcı oluyor. Duvar tipi, direk tipi ve baza tipi olarak 3 çeşidi bulunan kabinetler, İletişim faaliyetleri, inovasyon ve ürün kalitesi ile öne çıkarak plastik boru sektörüne yön veren firmalardan biri olanWavin, “müşteri memnuniyeti”odaklı yaklaşımını bir kez daha tescilledi. Hollandamerkezli bağımsız bir araştırma şirketi tarafından Avrupa’da 15 ülkede yapılan anket sonucunda; genel memnuniyette EMEA bölgesinde başarısını taçlandırdı. Türkiye’de ankete katılan 76müşteriye, genel memnuniyet, markayı başkalarına tavsiye etme, farklı alanlardaki memnuniyet veWavin’le iş yapmanınne kadar kolay olup olmadığı sorularının yönlendirildiği ankette marka; genel memnuniyetten 89, markayı başkalarına tavsiye etmeden(NPS) 78.9 puan alarak başarılı bir sonuca imza attı. “Müşter ler m ze Karşı Sorumluluklarımızı Yer ne Get r yoruz” 2019’da yapılan son anket sonuçlarına oranla belirgin artış yaşandığını vurgulayan Wavin farklı yerlerde kullanıma olanak sağlıyor. IP66 koruma sınıfına uygun bu ürünler, toza ve püskürtülen suya karşı korumalarının olmasıyla Estap’ın geliştirdiği tasarımları büyük özenle oluşturduğunugösteriyor. Guardline Serisi’ndeki outdoor kabinetlerin Fan Sistemi, Dikey Kablo Tavası, Tekerlek/Pinyon Ayak Grubu, Sabit ve Hareketli Ra ar, Aydınlatma Modülü, Topraklama Sürekliliği ve Zemine TürkiyeGenel Müdürü FatihAsal,“Wavinolarak her daim müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarına yanıt vererek onlarımutluetmek en büyük önceliklerimizdenbiri. Müşterilerimize karşı sorumluluklarımızı her zaman en üst düzeyde yerine getirmeye ve onlarla şe af ve samimi bir dil kullanmaya özen gösteriyoruz. Anket sonuçları da bu vizyonumuzu Sabitleme Kiti ve Dengeleme Barası gibi çeşitli aksesuarlarla donatabilir tasarımı ile teknolojik yatırımlarınızın daima güvende olduğundan emin olabilirsiniz. Telekomünikasyon ağları, tren kontrol sistemi, baz istasyonları gibi çeşitli ve yaygın kullanım alanlarına elverişli bu kabinetler, Estap’ın teknolojiye olan bakış açısını kanıtlıyor. doğrulayan nitelikte. Ne mutlu ki, müşteri memnuniyetinde EMEA bölgesinde güzel sonuçlar elde ederekmüşterilerimizi odağına koyan bir şirket olduğumuzu yine müşterilerimizin görüşleriyle kanıtlamış olduk. Bu başarıda rol oynayan değerli ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum”diye konuştu. Wavin, “Müşteri Memnuniyeti” Odaklı Yaklaşımını Bir Kez Daha Tescilledi e-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 8

haberler ABB, Nuh Çimento’nun Dizel Yakıtlı Kaya Kamyonlarını Elektrikli Kamyonlara Dönüştürecek Nuh Çimento, karbon ayak izini sıfıra düşürme hede eri çerçevesinde çimento faaliyetlerinde kullandığı dizel yakıtlı Kaya Kamyonlarını ABB’nin yüksek teknolojili ürünleri ile elektrikli kamyonlara dönüştürecek. Nuh Çimento ve ABB, sıfır emisyon ile çalışacak Kaya Kamyonlarının tam elektrikliye dönüştürülmesi projesinde iş birliği yapıyor. Bu dönüşüm projesi dünya ve ülkemizde ilk olma özelliği taşıyor. Kaya kamyonlarının tamamen elektrikliye dönüştürülmesi ile madencilik faaliyetlerinin ilk yatırım ve işletme maliyetleri (yakıt ve bakım) düşecek, taşıma verimliliği ve performans artacak. Kaya kamyonlarının tamamı elektrikliye dönüştürüldüğünde yıllık yaklaşık 1 Milyon litre dizel yakıt tasarrufu sağlanması ve yıllık 2450 Ton CO2 salınımı engellenmesi hede eniyor. Tamamen elektrikli çimento operasyonlarına geçişi hızlandırmak ve verimliliği artırmak için Nuh Çimento’nun dizel motorla çalışan ve ortalama 160 ton taşıma kapasiteli kaya kamyonlarının tam elektrikliye dönüştürülmesinde Nuh Çimento ve ABB işbirliği yapıyor. Bu proje, dünya ve ülkemizde çimento ve madencilik operasyonları yapan şirketlere örnek olma özelliği taşıyor. Nuh Çimento ve ABB arasındaki bu işbirliği ile yüksek güçlü ve uzun ömürlü enerji depolama sistemlerinin kullanılmaya başlanması, kaya kamyonlarının işletmecilik maliyetlerini düşürecek, daha uzun kullanılabilirlik ömrü sunacak ve daha yüksek verimlilik sağlanmasına zemin yaratacak. Kaya kamyonları yokuş aşağı giderken ortaya çıkan rejeneratif enerji, bataryaların yeniden şarj edilmesini sağlayacaktır. Bu kullanım şekli ile Kaya Kamyonlarının genel verimliliği artırılarak şarj ihtiyacı ve operasyonel verimlilik artacak. 30 yıldır Nuh Çimento maden sahalarında kullanılan kaya kamyonlarının tamamen elektrikle çalışan makinelerin arasına dahil olmasına ve uzun yıllar boyunca kullanımda kalmasına olanak sağlanacak. Nuh Çimento Grubu CEO’su Gökhan Bozkurt, “Yeşil Yakıt, Yeşil Çimento, Yeşil Elektrik ve Yeşil Hammadde olarak sıraladığı sürdürülebilir üretim ve verimlilik modelinde; düşük karbonlu ve alternatif yakıtlara yönelen projeler ile hemmaliyet hem de çevresel etkilerimizi düşürmeye gayret ediyoruz.” dedi. Son yıllarda ivme kazanarak sürdürülebilirlik yatırımlarına ve hayata geçirdikleri projelerle bu alanda sektöre öncülük ettiklerini vurgulayan Bozkurt, “Yılda 4,5 milyon ton hammadde taşıyan kaya kamyonlarımızın dizel yakıttan elektrikliye dönüşüm projesi hemmadencilik hem de çimento sektörü için örnek teşkil edecektir. Kullanılmayan motorinin ekonomik katkısı yanı sıra daha temiz bir enerji kaynağı olan elektriğin tercih edilmesi karbon emisyonlarımızı azaltarak, nakliye kaynaklı karbon ayak izimizi silecektir. ABB Türkiye ve ABB Global’in teknoloji ve deneyimleri ile gerçekleşecek olan projenin hem şirketlerimize hem de dünyamıza değer katacağına inanıyorum” dedi. ABB, 2030 Global Sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında operasyonlarında ve gerçekleştirdiği projelerde sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor. Bu projede ABB’nin yüksek teknolojili fabrikalarında üretilen enerji verimliliği yüksek ürünler kullanılacak. ABB bu proje kapsamında, kaya kamyonlarının elektrikliye çevrilmesi için ihtiyaç olan tüm ekipmanların; traction sistemi, batarya paketi, elektrik motoru, araç kontrol sistemi, elektrikli araç şarj istasyonunun tedariki ve sistemmühendisliğinden sorumlu olacaktır. ABB Türkiye Traction Divizyonu Müdürü Saim Baran, “ABB, yüksek teknoloji içeren E-Mobility ve Raylı Sistem Traction Konverterleri, Enerji Depolama Sistemleri ve Elektrikli Araç Şarj çözümlerinde dünya lideri tedarikçilerinden biridir. ABB olarak tamamen elektrikli operasyonlara geçişi hızlandırmaya yardımcı olan uzmanlığımıza ve verimli teknolojilerimize çok güveniyoruz. 100 yılı aşkın deneyimimiz ile geliştirilip üretilen ürünlerimiz birçok Raylı Sistem ve E-Mobility projesinde CO2 emisyonunu sıfırlayarak müşterilerimizin enerji tasarrufu sağlamasına, maliyetleri düşürmesine ve sürdürülebilirlik hede erine ulaşmalarına yardımcı oluyor. Temiz ve sürdürülebilir enerji ihtiyacının tüm Dünya’da oldukça hızlı bir şekilde arttığı bu günlerde, ABB olarak dünyadave ülkemizde ilk olma özelliği taşıyanbu sıfır emisyon projesinde, Nuh Çimento’nun ABB’yi tercih etmesinden dolayı gurur duyuyoruz” dedi. 9 Mayıs/Haziran 2022 • e-Belediye

haberler “Küresel Atık Yönetimi ve Geri DönüşümSektörü Dijital Çözümlerle Değişecek” 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde açıklamalarda bulunan Evreka CEO’su Umutcan Duman, Dünya Bankası’nın verilerine göre dünyada her yıl 2.01 milyar ton kentsel katı atığın oluştuğunu, tüketim hızı ve kentleşmenin bu şekilde devam etmesi durumunda 2050’de bu miktarın 3.40 milyar tona ulaşmasının beklendiğini söyledi. Duman, Evreka’nın dijital çözümleriyle küresel atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünü kökten değiştirecek ve döngüsel ekonomi anlayışını oluşturacak bir yapı kurduklarını dile getirdi. Dünya Çevre Günü’nde açıklamalarda bulunan Evreka CEO’su Umutcan Duman, “Dünya Bankası verilerine göre dünyada her yıl 2.01 milyar ton kentsel katı atık oluşuyor. Tüketimhızı ve kentleşme bu şekilde devam ederse 2050’de bu miktarın 3.40 milyar tona ulaşması bekleniyor. Üstelik bu miktarlar yalnızca kayıtlara geçenler ve en az yüzde 33’ü de çevre dostu yöntemlere aykırı şekilde yönetiliyor. Atık sahalarına terk edilip oradan da doğaya karışıyor ve toksin maddeler yüzünden karbon salımından gıda güvenliğine kadar pek çok soruna yol açıyor. Çevreye geri dönülemez zararlar verme potansiyeli taşıyan atık problemi, doğa ve tüm canlıların sağlığı için bir tehdit oluşturarak karbon salımından kaynak sıkıntısı ve gıda güvenliğine kadar pek çok sorunun da en önemli etkenleri arasında” dedi. Evreka olarak dünyanın atık sorununu tamamen çözecek, aynı zamanda küresel atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünü yeniden şekillendirecek modern bir atık yönetimi sistemi geliştirmeyi hede ediklerini belirten Duman, “Atık yönetimini iklim krizi ve kısıtlı kaynak sorunu gibi aşılması güç çevresel problemlerin çözümü için sürdürülebilir bir temel olarak ele alıyoruz. Dijital çözümlerimizle küresel atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünü kökten değiştirecek ve döngüsel bir ekonomi anlayışını oluşturacak bir yapı kuruyoruz. Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ESG) ilkeleriyle kurduğumuz stratejilerle şe a ık ve tüm paydaşlarla hızlı iletişim çerçevesi içinde özellikle karbon emisyonunu azaltma konusunda önemli aşamalar kaydediyoruz. Bireysel ölçekten başlayarak çeşitli projelerle artırdığımız farkındalık sayesinde atık ve çevre kirliliği sorununun aslında yeşil bir ekonomi için bir anahtara dönüşebileceğini gösteriyoruz. 2021 yılındaki operasyonlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla Zero Waste Award dahil dört önemli ödül kazandık. Daha da önemlisi operasyonlarımız sayesinde karbon salımı 22 milyon kilogramı bile aşacak şekilde azaldı” şeklinde konuştu. 1 M lyondan Fazla E-Atık Tekrar S steme Kazandırıldı En büyük sorunlardan biri olan verimli geri dönüşüm konusunda da kolları sıvadıklarını belirten Duman, “Bu aşamada özellikle 2030’dan itibaren 74 milyon tona çıkması beklenen ve tedarik zinciri krizini tetikleyen e-atıklar için çözümler geliştirmeye çalıştık. Geçtiğimiz yıl 1 milyondan fazla e-atık ve geri dönüştürülebilir atık yönettik ve tekrar sisteme kazandırdık. Uçtan uca ve entegre çalışan sürdürülebilir atık yönetim sistemimizle 20’den fazla ülkede karbon emisyonunu azaltarak ve atıklardan yeni kaynaklar oluşturarak daha yaşanabilir bir dünya için mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. VEGA, En Yeni ve En Teknolojik Ürünü VEGAPULS 6X’i Tanıttı 60 yıldan uzun süredir ölçüm teknolojileri alanında faaliyet gösteren VEGA, en yeni ve en teknolojik ürünü VEGAPULS 6X’i tanıttı. 17 Mayıs’ta İzmir Aliağa Ramada Otel’de gerçekleştiren teknik seminerde tanıtılan VEGAPULS 6X, sıvılar ve katı malzemeler arasında hiçbir ayrım yapmayan bir radar sensör hüviyetinde. Kimya, petrokimya, demir-çelik ve enerji gibi birçok farklı endüstriden 100’e yakın katılımcı ile gerçekleştiren seminerin başrolünde; sıvı, katı, sıcak, soğuk, agresif koşullar fark etmeksizin tüm uygulamalarda kullanılabilen VEGAPULS 6X vardı. Teknik detayların uygulamalı olarak gösterildiği ve interaktif bir şekilde organize edilen seminerin sonunda, yoğun ilgi için tüm katılımcılara teşekkür edildi. e-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 10

haberler “Türkiye’de İlk” Hüviyetindeki “EKOMAT” Projesi’nin Açılışı Yapıldı nelerin geliştirilmesine de destek verilecek. Ayrıca EKOMAT’ların boşaltılması için yerli malı elektrikli kamyon kullanılarak, sera gazı oluşumuda engellenecek. Her yönüyle çevreyi koruyan proje ile halkın sürdürülebilirlik konusunda bilinçlenmesi ve geri dönüşümü günlük hayatının bir parçası olarak uygulaması hede eniyor. Bununla birlikte bir sene sürecek projede toplanan veriler, Türkiye Çevre Ajansı ile paylaşılarak, zorunlu depozito uygulamasının geliştirilmesine destek olunacak. “EKOMAT”lar mob l uygulama le çalışacak Otomatlar, telefonlara indirilen “EKOMAT” uygulamasıyla entegreolarak çalışacak. Tüketiciler öncelikli olarak uygulama marketlerden uygulamayı indirip, üye olacaklar. Üye girişi yaptıktan sonra, uygulama üzerinden kendine en yakın otomata yönlendirilecekler. Cam içecek ambalajları için Yeşil Renkli Ekomat’ı, Plastik ve Metal içecek ambalajları için de Sarı Renkli Ekomat’ı kullanacaklar. Uygulama üzerindeki QR Kod tuşuna basarak, ekrana çıkan Karekodu, Ekomat üzerindeki ilgili yere okutarak, otomatı çalıştıracak. İçecek ambalajları üzerindeki barkodu, birer birer atık giriş alanında okutup, atık giriş alanındaki hareketli bandınüzerinebırakacaklar. İşlemleri bittikten sonra Ekomat üzerindeki butona veya ekrana basılı tutarak, kazandıkları puanları hesaplarına yükleyecekler. B r ken puanlar a le bütçes ne destek olacak Tüketiciler, biriktirdikleri puanları yine uygulama üzerinden; Migros hediye çeki, A101 hediye çeki, Razer mobil oyun ve Trendyol internet alışveriş kodlarına harcayarak, aile bütçelerine destek olacaklardır. GCA ve Park Camaçılışa özel, tüketicilerinprojeye katılımı sağlamak için, ödül bedellerini arttıracağını açıkladı. Projenin başladığı ilk ay, cam şişe başına 25 kr, plastik içecek şişeler, için 10 kr, metal içecek kutuları için de 15 kr. eşdeğeri puan EKOMAT’a üye olanlara dağıtacaklar. Tüketiciler de daha çok ayırıp, daha çok kazanacak. BİRCAM Vakfı, GCA ve Park Cam birlikteliği ile Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek olan “EKOMAT” Projesi’nin, pilot şehir olarak seçilen Yalova’da açılışı yapıldı. Proje ile geri dönüşüm bilincinin oluşturulması ve zorunludepozitouygulaması öncesinde, atık yönetimkurgusu için sayısal veri toplanması hede eniyor. 17 Haziran 2022 Cuma günü, Yalova Valisi Muammer Erol, Yalova Belediye Başkan Vekili Mustafa Tutuk, Bircam Vakfı Başkanı Ömer Kızıl, GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, Park Cam Genel Müdürü Semih Özbey’ın katılımlarıyla, Yalova Raif Dinçkök KültürMerkezindegerçekleştirilen açılış töreninde EKOMAT Projesi’nin detayları anlatıldı ve protokol tarafından ilk şişelerin geri kazanımı yapıldı. Türkiye Çevre Ajansı tarafından desteklenen ve pilot şehrin Yalova olarak belirlendiği EKOMAT projesi, cam ambalaj üreticileri olan GCA ve Park Cam tarafından finanse edilmekte olup, atık yönetimoperasyonunu BİRCAMVakfı yürütmektedir. Camın geri dönüşümüne de önemli katkı sağlayacak projede iş ortağı oldukları için mutluluk duyduklarını belirten GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret şunları söyledi: “EKOMAT projesinin ana amacı, camın kendisine sonsuz kez dönüştürülebilen bir materyal olmasındandolayı geri dönüşüme katkı sağlarken, aynı zamanda tüketicilerin bu konu ile ilgili bilinç kazanmasıdır. Ekomatlar ile, üretimde kullanılacak olan yeni hammaddeye olan talebi azaltacak ve aynı zamanda toplumda geri dönüşüm bilinci oluşturacağız. Bu projeyle, tüm Türkiye’ye örnek olmanıngururu ve sevincini yaşıyoruz”. Park Cam Genel Müdürü Semih Özbay, “Ülkemizi seviyoruz ve geleceğimiz olan çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyoruz. Bugünden çevre için önemli bireyler yapmazsak, yarının da çok geç olacağının da farkındayız. Park Camolarak, kurulduğumuz günden beri geri dönüşümçalışmalarına önemli harcamalar yaptık. Beypazarı, Uludağ, Kınık ve Sarıkız maden suları ile BircamVakfı’nın kurarak, sürdürülebilir camatıkları yönetimimodelleri oluşturduk. EKOMAT’ta bizimendeğer verdiğimiz projemiz, katılımlarınızı bekliyoruz”dedi. BİRCAM Vakfı Başkanı Ömer Kızıl, “Ekomat projesi kapsamında uçtan uça entegre atık yönetim sistemi verilecek. Kendi geliştirdiğimiz milli yazılım sayesinde, otomatların yazılıma entegrasyonu ile doluluk oranlarını takipedilecek. Belirli bir doluluk oranına ulaştıkları zaman, saha ekibinemesaj gidecek ve otomatı boşaltma talimatı verilecek. Atıkların toplanması içinde elektrikli araç kullanıyoruz, bu sayede alıcı ortama sera gazı salınımı yapmıyoruz.Her yönüyle çevreci olan Ekomat projemizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”diye konuştu. Sürdürülebilirlik temasıyla, cam, plastik ve metal içecek ambalajlarının%100geri dönüşümünügerçekleştirebilmek için kurgulanan projede,Yalova veÇiftlikköy Belediyeleri sınırları içerisindeki 15 noktaya, 30 adet “EKOMAT” konumlandırıldı. EKOMAT’lar parklar, kapalı pazar yerleri, okullar ve meydanlar gibi kamusal alanların dışında, tüketicilerin sıklıkla gittiği 5M Migros (Vega Outlet), Star AVM, Yalova Marina, gibi özel alanlara da yerleştirildi. Yaklaşık 100.000 kişiye hizmet verecek proje kapsamında depozito iade makinelerinden yeşil renkli olan cam içecek ambalajı atıklarını, sarı renkli olan ise plastik vemetal içecek ambalajlarının atıklarını toplayacak. Depozito iade makinesi üreticilerinden tedarik edilen EKOMAT’lar iç ve dış mekânda kullanılacak olup, kullanıcı davranışlarına göre saha performansları sürekli gözlemlenecektir. Böylece ülkemiz şartlarına en uygun makie-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 12

haberler Busworld Türkiye 2022 Büyük Bir Başarıya İmza Attı Busworld ve Türk ortağı HKF Fuarcılık tarafından düzenlenen 9. Busworld Türkiye, 26-28 Mayıs 2022 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Busworld Türkiye 2022, Busworld’ün Covid sonrası ilk organizasyonuydu. “Yeni normal”, genel olarak fuarlar ve özel olarak Busworld Türkiye için çok başarılı bir yeni başlangıç oldu. Mart 2020’deki fuara kıyasla, 2022 fuarı hem fiziksel ölçeği hem de katılımcı ve ziyaretçi sayıları açısından daha büyüktü. Ayrıca görsel açıdan da olağanüstü bir performans sergileyen fuar, birbirinden güzel araçlar ve stantlarla göze hitap etti. Fuar, 10.252’si Türk, 791’i yurt dışından olmak üzere 11.043 ziyaretçiyi ağırladı. Elektr kl Otobüsler Toplamda, fuarda 2020’ye göre %43’lük bir büyüme ile 183 katılımcı yer aldı. İki salon (12.500 m2) Türk otobüs üreticileri Anadolu Isuzu, Karsan, Otokar, BMC, Güleryüz, Mapar (Temsa), İlesbüs, Bur-Can, Buskar, Erener, Erduman, Eşref Karoser, Gürsözler ve Harputlu tarafından sunulan araçlarla doluydu. Busworld Türkiye, 15 yıl sonra ilk kez markalarının Türkiye’de yeniden lansmanı için IVECO BUS’u da ağırladı. Stantlarda hala dizel otobüsler görülebilse de, elektrikli otobüslere geçiş olduğu çok açıktı. Altyapı eksikliği nedeniyle Türkiye henüz elektrikli araçlara tam olarak hazır olmayabilir, ancak bu, Türk üreticilerin elektrikli otobüs üretip dünyanın geri kalanına ihraç etmesini engellemiyor. IVECO BUS, standında üç aracı sergiledi. Streetway CNG, Türkiye pazarına sunuldu ve buna Crossway ve E-Way eşlik etti. Otokar fuara en az 5 araç getirdi. Voith motorlu ve Webasto akülü 18,75m belden kırmalı e-Kent, dünya prömiyerini Busworld Türkiye’de yaptı. Anadolu Isuzu, alternatif CNG yakıtlı, %100 biyogaz uyumlu Kendo, tam elektrikli NovoCITI Volt, Grand Toro (BigSEE ürün tasarım ödülü 2021 kazanan) ve Novolux ve Citiport 12 modellerini sergiledi. Karsan, eksiksiz e-araç yelpazesini 5 modelle sundu: e-JEST (6m), e-ATAK (8m) ve e-ATA (10m, 12m ve 18m). e-Vision stratejisi ile Karsan’ı Avrupa’da elektrikli otobüslerin ilk 5 oyuncusu arasında konumlandırmayı hede iyor. MAN ve Temsa’nın otobüs ve minibüslerinin satışını, satışını yapan Mapar, bu kez Temsa ürün gamını sergiledi. Güleryüz, elektrikli otobüsü Ecoline Electric’i ve tabii ki tipik üstü açık gezi otobüsü Panora Open Top’u tanıttı. Erener, Erduman, Bur-Can; IVECO ve Mercedes-Benz Sprinter şasisi üzerine inşa edilen en yeni kreasyonlarını gösterdi. Son olarak, tipik Türk lüks minibüsleri de göze çarptı. Tüm alt sektörler temsil edildi. Allison Transmission, ZF, Voith, Webasto, Fogmaker ve daha pek çok küresel sadık Busworld müşterileri, gelişmelerini sunmak için can atıyordu. Aselsan, FarHym, Belka, Eltesan gibi Türk firmaları Türkiye’de imalat sanayinin önemini doğruladı. Herkes sonunda eski ve yeni müşterilerle tekrar yüz yüze görüşebilmekten çok memnun oldu. Busworld Konuşmacı Köşes Busworld Türkiye’deki ilk Busworld Konuşmacı Köşesi, hem IVECO BUS, ZF ve Optibus gibi küresel şirketlerden hem de HydroBorPEM gibi daha küçük yerel şirketlerden konuşmacıları ağırlama fırsatı buldu. Gerçekleştirilen 11 kısa oturumdaki çeşitlilik harikaydı. Fuarın ilk iki gününde güvenlik konuları, akıllı otobüsler ve ticari araç zekası, elektrikli ve hidrojenli otobüslere geçiş ve hatta kış lastiği mevzuatı tartışıldı. Frost & Sullivan’ın Türkiye ve daha geniş bölgesinden yapılan genel piyasa analizi, bugün neler olduğu ve yarın nereye gideceğimiz hakkında bir fikir veren programı da popüler ve bilgilendirici bir klasik olmaya devam etti. Konuşmacılar Köşesi’nin açık konsepti, tüm ziyaretçilerin görüşmeler sırasında istedikleri zaman uğrayıp istedikleri oturumu izlemelerini sağladı. Bu, bilgiyi fuar katılımcılarına mümkün olduğunca yakın hale getirmek için gelecekteki Busworld fuarlarında da uygulanacak bir format. Küçük (24 koltuklu) açık alan, dinleyiciyi konuşmacıya yaklaştırır ve etkileşime açık bir atmosfer yaratır. Busworld International’ın Genel Müdürü Vincent Dewaele; “İki uzun yılın ardından nihayet sahaya, ait olduğumuz yere geri döndük. Tüm katılımcıların tepkilerini deneyimlemek ve tekrar yüz yüze görüşebilmekten ne kadar mutlu olduklarını görmek son derece tatmin ediciydi. Her yerde kocaman gülümsemeler vardı. Açıkça ticaret fuarları her zamankinden daha güçlü bir şekilde geri dönüyor. Çünkü insanların iş yapabilmeleri için insanlarla yüz yüze görüşmeleri gerekiyor ve Busworld, bunu en iyi koşullarda yapmalarına yardımcı oluyor” dedi. 13 Mayıs/Haziran 2022 • e-Belediye

haberler TOMRA’dan Plastik ve Daha Birçok Döngünün Kapatılması İçin Çağrı TOMRA, PET içecek ambalajları döngüsünü kapatmada önemli bir rol oynamaya devam ederken yapılacak daha çok şey olduğunun bilinciyle aralıksız çalışıyor. Artık, tüm malzeme akışlarında döngüselliği iyileştirmek ve günümüzün tedarik zincirindeki darboğazların üstesinden gelmek için toplama, ayıklama ve geri dönüşüme yönelik politik çerçeveler, cesur kararlar ve akıllı yatırımlar büyük önem taşıyor. TOMRA CEO’su Tove Andersen, IFAT’ta düzenlenen toplantıda, “Atık yığınlarını azaltmak ve onları değerli kaynaklara dönüştürmek için tüm paydaşlarla birlikte çalışmak zorundayız” diye belirtti. Geri dönüşümde önemli ilerlemeler olmasına rağmen, pandemi ve Avrupa’da devam eden savaş, acil olarak birincil malzemelere bağımlılığı azaltmanın gerekliliğini gösterdi. Andersen; “Bugün, kaynak verimliliğini artırmak için gelirlerimizin yaklaşık %10’unu geleceğe yönelik faaliyetlere yatırıyoruz. Bunu yapmak için iyi bir konumda olduğumuz döngüsel çözümlerle pazarı geliştiriyoruz. Toplama ve geri kazanım oranlarını en üst düzeye çıkarabilecek teknolojiye sahibiz. Şimdi harekete geçebilir, atık yönetimi uygulamalarını optimize edebilir ve mevcut boşlukları doldurabiliriz” şeklinde ekledi. Dünya çapında iklim politikası çerçevesinde kriterler oluşturan Avrupa Yeşil Mutabakatı, üreticiler ve sanayiciler için bağlayıcı mevzuatlar ile döngüsel ekonomiye ivme kazandırıyor. TOMRA, değer zincirindeki tüm katılımcıları bu özellikleri bir fırsat olarak görmeye ve uygulamalarını desteklemeye çağırıyor. TOMRA’nın Başkan Yardımcısı ve TOMRA Geri Dönüşüm, Madencilik ve Döngüsel Ekonomi Başkanı Dr. Volker Rehrmann, “Hedeflere ulaşmak ve pazarlar yaratmak için zorunlu mevzuatların gerekli olduğunu öğrendik. Ancak, daha büyük hacimleri geri dönüştürmeden önce mümkün olduğunca çok malzeme toplamamız gerekiyor. Yerinde iyi işleyen toplama sistemleri bulunuyor fakat yine de yeterli değil. Her gün değerli kaynaklarımızı, bertaraf edildikleri ve yakıldıkları atık alanlarında kaybediyoruz. Aslında bunlar alçaklarda asılı bir meyvedir ve bu malzemeler toplanmalı, geri kazanılmalı ve geri dönüştürülmelidir” diye açıkladı. Malzemelerin döngüselliğini en üst düzeye çıkarmak, plastiklerle sınırlı değil. Döngüyü kapatmak için metal ve ahşap gibi daha fazla malzeme akışı bulunuyor. TOMRA Geri Dönüşüm Başkanı Tom Eng, “AB’nin 2050 için belirlediği iklim hedeflerine ulaşmayı desteklemek için bu geri dönüştürülebilir maddelere eşit derecede dikkat etmeliyiz” diyor. Örneğin, alüminyum talebinin 2050 yılına kadar %40 oranında artması bekleniyor ki bu, Avrupa’daki sınırlı üretim kapasitesine sahip alüminyum üreticileri için büyük bir zorluk. Öte yandan geri dönüştürülmüş alüminyum, karbondan arındırılmış bir dünyaya giden yolda kritik bir rol oynarken üreticilerin geri dönüştürülmüş içeriği ve çevresel taahhütlerini artırma arayışlarını destekliyor. Ahşap sektöründe de benzer bir senaryo söz konusu. Yonga levha üreticileri, şu anda kullanılabilirliği sınırlı ve fiyatları çok yüksek olan malzemeleri tedarik etmek için uygun maliyetli ve çevre dostu çözümler arıyorlar. Ahşap bazlı veya metal bazlı malzemelerin üretiminde geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanılması, üreticilerin sera gazı emisyonlarını ve kaynak tüketimini azaltırken bu zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı oluyor. Tom Eng; “Akıllı teknolojilerin gücünden yararlanır ve sektörle yakın çalışırsak, atıkları değere dönüştürebilir ve birincil malzemelere olan bağımlılığı azaltabiliriz. Geri dönüşüm, sürdürülebilir bir geçişi desteklerken, malzemeleri döngüde tutarken önemli iklim sorunlarını hafifletmek ve enerji verimliliğini arttırmak için gitmemiz gereken bir yol. Döngüyü kapatmak için gerekenleri yapmalıyız” diye belirtti. e-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 14

haberler Su Kaçaklarını Ses Analiziyle Tespit Ederek Yüzde 50’ye Varan Tasarruf Sağlıyor “Türkiye’nin yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech, şehir şebekelerindeki su kaçaklarını “ses analizi teknolojisi” ile tespit ederek kaçak yoluyla yok olan temiz suda yüzde 50’ye varan oranda tasarruf sağlıyor. “Su Kaçaklarının Tespiti” projesiyle 40 bin haneli bir şehirde 456 milyon 250 bin litreye kadar su tasarruf sağlayabildiğine dikkat çeken Cerebrum Tech kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul; “Bir kişinin günde yaklaşık 110 su kaçağı sesi toplayabilmesine olanak sağlayan ses analizi teknolojisi, su kaçağı tespitinde işgücü tasarrufu da sağlıyor” dedi. Yaşamın vazgeçilemez unsuru olarak su, dünyadaki kadim önemini koruyor. Türkiye, dünyada değişimi mümkün olmayan bir kaynak olan su sahipliği ile küresel ölçekte stratejik konumda bulunuyor. Su kaynaklarının korunması için ekolojik çevreyle uyumlu teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmayı hede eyen Cerebrum Tech ‘Su Kaçaklarının Tespiti’ projesiyle işletmelere kaçak yoluyla yok olan temiz suda yüzde 50’ye varan oranda tasarruf sağlıyor. Su yönetiminde verimliliğin artırılması hedefiyle CerebrumTech ve Güney Koreli ortakları Wi.plat ortaklığıyla geliştirilen Su Kaçaklarının Tespiti projesinin temelinde ‘ses analizi teknolojisi’ bulunuyor. Bu sistemde Sonic M1, M2 adı verilen donanımlarla toplanan su sızıntı sesi, basınç ve su akış verileri, CerebrumTech tarafından geliştirilen yazılımlarla analiz edilmesiyle şebekedeki su kaçağının yeri tam olarak tespit ediliyor. Cerebrum Tech kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, su sızıntısının azaltılmasının, ekolojik faydanın yanı sıra büyük bir ekonomik fayda sağlayacağını söyledi. İşletmeler için Seviye 1 ve Seviye 2 olmak üzere iki farklı performansa dayalı proje önerdiklerini anlatan Erkul “Seviye 1’de yüzde 30 varsayımı ile 40 bin haneli bir şehirde 273 milyon 750 bin litre, Seviye 2’deki yüzde 50 varsayımı ile de 40 bin haneli bir şehirde 456 milyon 250 bin litre su tasarrufu sağlanabiliyor”dedi. Erkul, Seviye 1 ile kurtarılan 273 milyon litre su ile 100’den fazla olimpik havuz doldurulabileceğine, Seviye 2’de ise bu rakamın 180’i geçtiğine işaret etti. Su Kaçaklarının Tespiti projesinin su kaçağı tespitinde işgücü tasarrufu da sağladığını vurgulayan Erkul, 1 kişi günde yaklaşık 110 su kaçağı sesi toplayabilir” diye konuştu. Erkul, ‘Su Kaçaklarının Tespiti’ projesinin Türkiye’deki birçok belediyede uygulama aşamasına geldiğini de sözlerine ekledi. Anadolu Isuzu, Çayırova’da İhtiyacının Yüzde 55’ini Güneş Enerjisinden Karşılayacak Anadolu Isuzu, sürdürülebilirlik odaklı adımlarına bir yenisini daha ekledi. Anadolu Isuzu’nun Çayırova’daki modern tesislerinin çatısında kurulumu devameden fotovoltaik güneş enerjisi santrali (GES), şirketin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 55’ini karşılayacak. İhale, başvuru, onay süreçleri ve çatı üstü mobilizasyon işlemleri başarıyla tamamlanan fotovoltaik güneş enerjisi santrali, panel montajlarının da tamamlanması ile birlikte 5 bin 500 MWp kurulu kapasite ile Anadolu Isuzu’nunmodernmidibüs, otobüs ve kamyon üretim tesislerine ihtiyaç duyduğu yeşil enerjiyi sağlamaya başlayacak. Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Anadolu Isuzu olarak sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin odak noktası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda“yeşil dönüşüm”odaklı faaliyetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Hem üretimini yaptığımız araçların, hem de tüm üretim ve faaliyet süreçlerimizin çevreye etkilerini en aza indirmeyi ve böylece yeşil dönüşümde sektörümüze öncülük etmeyi hede iyoruz. Bu kapsamda çevreci, sıfır emisyonlu araç üretimine her geçen gün daha fazla ağırlık verirken, operasyonlarımızdan kaynaklanan emisyonları en aza indirmeye de büyük önemveriyoruz. Ağustos ayından itibaren toplamelektrik ihtiyacımızı yüzde 55 gibi yüksek bir oranda Çayırova’daki üretim tesislerimizin çatılarında kurulumuna başladığımız güneş enerji santrali ile karşılayacağız. 2022 yılının son çeyreği itibarı ile büyük oranda yeşil enerji kullanımına geçmiş olacağız. Paris Anlaşması, AvrupaYeşil Mutabakatı uyumçalışmalarımız ve çevreye duyarlı üretimyaklaşımımız ile önümüzdeki dönemde enerji ihtiyacımızın tümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı hede iyoruz. Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklı yatırımlarımızı kesintisiz sürdüreceğiz”. Nisan ayında, iklimdeğişikliği ve küresel ısınmanın olumsuz etkilerine karşı çabaları destekleyen uluslararası Bilim Temelli Hede er Girişimi’ne (SBTi) imza veren Anadolu Isuzu ticari araç sektöründe 2040 yılına kadar yeni kamyon veotobüs satışlarında yüzde 100 sıfır emisyonhedefini destekleyen“Drive toZero” inisiyatifine de üye olarak destek veriyor. e-Belediye • Mayıs/Haziran 2022 16

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==