E-Belediye | Temmuz-Ağustos 2022 | Sayı: 100

dosya olarak art arda gelen sıcak dalgaları, ortalama sıcaklıkların artışı, Kolorado Nehri’ni besleyen kar suyunun azalması ve nüfus artışıyla birlikte gelen fazla tüketim nedeniyle Mead Gölü’nde su seviyesi 1999 yılından beri düşüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle ABD’nin batısında 2000 yılından beri son 500 yılın en büyük “mega kuraklığının“ yaşandığına da dikkati çekiyor. Orta Asya Kafkaslar ve Batı Çin arasında bozkırlarla ve çöllerle biçimlenen bu bölge bir zamanlar, Avrupa’ya kadar giren ve Avrupa tarihini biçimlendiren göçebe bozkır halklarının vatanıydı. Bölgenin kurak iklimi günümüzde su kıtlığına neden olduğu gibi mahsulde de verim kaybına sebep oluyor. Mahsulün büyüme mevsiminde beklenen yağışta meydana gelen küçük sapmalar bile bu bölgenin tarımsal ve sosyal istikrarını olumsuz etkiliyor. Araştırmalar iklim krizinin, Orta Asya’nın iklimini tamamen değiştirdiğini ve her şeyden önce sıcaklık ve kuraklık evrelerini sıklaştırdığını gösteriyor. Nebraska-Lincoln Üniversitesi’nden Qi Hu meslektaşı Zihang Han (Lanzhou Üniversitesi) ile, 1960 yılından bu yana Orta Asya’da kaydedilen sıcaklık ve yağış verilerini değerlendirdi. Araştırmacılar ayrıca 1960-1980 yılları arasındaki iklim bölgelerinin genişlemesini 1990-2020 yılları arasındaki genişlemelerle karşılaştırdılar. Sonuçlara göre Orta Asya’daki sıcaklıklar 1990 yılından sonraki 30 yıl içinde 0,6 ila 17 derece artmış. Buna paralel olarak yağışlar da birçok bölgede önemli ölçüde azalmış. 1980’den bu yana yaşanan en önemli değişim, çöl ikliminin Kuzey ve Doğu’ya kayması. “Bu değişim, Kuzey Özbekistan ve Kırgızistan’ın ılıman enlemleri, Güney Kazakistan ve ayrıca Batı Çin’deki Junggar Havza’sının kuzey ve doğu kenarları boyunca belirgindir” diyor araştırmacılar. Bu bölgelerde yazlar iyice kurak geçmeye başladı ve yağmur ise sadece soğuk kış aylarında yağıyor. Buna paralel olarak kuzeydeki bozkır iklimi de aynı oranda kuzeye doğru genişlemiş.Özellikle de Çin’deki Xinjiang bölgesinin kuzeyinde bozkırlar genişlemiş ya da çöle dönmüş. Kazakistan Uçsuz bucaksız topraklarıyla Orta Asya’nın geniş ülkesi Kazakistan, küresel ısınmanın olumsuz sonuçlarıyla mücadele ediyor. Ülkenin güney ve batı bölgeleri, daha önce hiç görülmemiş kuraklık yaşıyor. Kazakistan’ın iklimi ortalama her 10 yılda 0,3 derece ısınıyor. Bu yıl ortalamaların üzerindeki sıcak hava özellikle tarım ve hayvancılığı etkiledi.Ülkenin güney ve batı kesimlerinde 178 bin hektar tahıl alanı kurudu, 2 bin civarında hayvan öldü. Mangıstau eyaletinde, hayvanların otlatıldığı meralar açlıktan ve susuzluktan ölen hayvanlarla dolu. Bu yıl hiç yağış olmaması ve aşırı sıcak hava, hayvanların besin kaynaklarını kuruttu, kuraklığı artırdı. Bölgedeki yüzlerce çiftçi atlarını, ineklerini, koyunlarını kaybetti. Özbekistan Özbekistan resmi kaynaklarından alınan bilgilere göre, büyük kuraklığın neden olduğu açlık ülkede gittikçe yayılıyor. Geçen yıl meydana gelen kuraklıktan ülkedeki 25 milyon kişi etkilenmişti. Ancak bu yılki kuraklığın daha da ciddi olduğu belirtildi. Hükümet sözcüsü Reuters ajansına, “Hükümet ülkenin şu anki durumunun geçen yıla oranla daha ciddi olduğunu söylüyor. Bu yılki susuzluk daha şiddetli. Temmuz ya da Ağustos aylarının susuzluğun en şiddetli hissedileceği aylar olduğunu tahmin ediyoruz” dedi. Birleşmiş Milletler aracıları Temmuz ayında Özbekistan’ın kuzeybatısındaki Harezm ve Karakalpakistan bölgelerine destek için acil olarak uluslararası yardım istedi. Bu bölgelerde yaşayan 600 bin kadar düşük gelirli insan, yemek ve temiz su sıkıntısı çekiyor. Resmi bulgular, Karakalpakistan ve Harezm bölgelerinde ekilmiş olan ürünlerin yarısının susuzluktan kuruduğunu ve en az 100 bin çiftçinin işsiz kaldığını gösteriyor. Hükümet sözcüsü, BM, Dünya Bankası ve batılı ülkelerden acil yardım istediklerini söyledi. BM Gelişme Programı’nın en kısa zamanda bölgeye gelerek yardım miktarını belirleyeceği açıklandı. Özbekistan’ın ana su kaynağı olan Amu Derya nehrindeki su seviyesinin normalin yüzde 20-40’ı kadar olduğu belirtildi. Kuraklığın ölmekte olan Aral Denizi’nin çevresindeki ekolojik dengeyi de bozacağından korkuluyor. Dünyanın bir zamanlar ikinci büyük gölü olan bu iç deniz, 1960’lardan sonra pamuk ve pirinç bitkilerini sulamak için kurulan sulama kanalları nedeniyle, alanının üçte ikisini kaybetti. Rüzgarla birlikte deniz yüzeyinden gelen tuz, çevredeki toprakları çöle çeviriyor. Sarılık, kansızlık ve verem gibi hastalıklar ise gittikçe yoksullaşan halk arasında çok yaygın. e-Belediye • Temmuz/Ağustos 2022 38

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==